Her Bel Ağrısı Fıtık mıdır?

Bel ağrıları, toplumda çok sık görülen ve en sık iş gücü kaybına sebep olan ağrılardandır. Toplumda her 100 kişiden 70-80’i hayatının bir döneminde bel ağrısından yakınır.

Bel ağrıları, toplumda çok sık görülen ve en sık iş gücü kaybına sebep olan ağrılardandır. Toplumda her 100 kişiden 70-80’i hayatının bir döneminde bel ağrısından yakınır.  Her iki kişiden biri hayatında en az bir kez ciddi bel ağrısı atağı geçirmektedir. Hissedilen bel ağrısının ilk nedeni olarak aklımıza genellikle bel fıtığı gelmektedir. Peki, her bel ağrısı bel fıtığı mıdır? Buna vereceğim cevap elbette hayır. Unutulmaması gereken bel ağrısının onlarca farklı nedenden ortaya çıkabileceğidir. Bel fıtığı, bel ağrılarının ancak % 4'lük kısmından sorumludur. Yani başka bir değişle bel fıtığı bel ağrılarında ilk sırayı almamaktadır.

Oysa ki, bel ağrılarının çok önemli bir kısmını(yaklaşık %70)beldeki kas, eklem ve bağların aşırı gerilme ve zorlanma sonucu gelişen ağrılar oluşturmaktadır. Özellikle masa başı çalışanlarının maruz kaldığı duruş (postür) bozukluklarından kaynaklanan ağrılar bel fıtığına kıyasla çok daha fazla görülmektedir."Mekanik tip bel ağrısı" dediğimiz (iltihap ve tümör kaynaklı olmayan) bu tip ağrılara sahip hastaların % 70-90'ı ise 6 hafta içinde kendiliğinden iyileşir. Bunlarda herhangi bir sinir bası bulgusu yoktur. Muayeneleri ağrı haricinde normaldir ve cerrahi dışı yöntemlerle tedavi edilirler. 

 

Fıtık harici bel ağrısı nedenleri arasında bele ani yüklenme sonucu zorlanma, zayıf bel-karın kasları, obezite, kötü duruş (postür), belde kireçlenme, bel kayması, omurilik kanalı daralması, omurganın iltihabi romatizmaları, kemik erimesi, omurlarda çökme kırıkları, bel omurlarının tümörleri, tüberküloz/bruelloz gibi enfeksiyonlar ve iç organlardan kaynaklanan ağrıların yansıması sayabiliriz. Tabii ki psikolojik nedenleri ve ikincil kazançları da göz ardı etmemek gerekiyor.


Toplumumuzda en çok doğru bilinen yanlışlardan biri de ‘her fıtık ameliyatlıktır ’düşüncesidir.  Yapılan sağlık araştırmaları bize bu düşüncenin doğru olmadığını göstermektedir. Bu tür hastaların ancak %1-2'lik kısmı cerrahi tedaviyi gerektirmektedir. Hastaların ameliyat için olması gereken koşullar vardır. Fıtığa ait bir parçanın koparak omurilik kanalına düşmesi, idrar kaçırma, barsak işlev bozukluğu, duyu kaybı, her iki bacakta uyuşukluk ve güçsüzlük, her türlü tıbbi tedavi ve önleme rağmen ilerleyici nörolojik kayıplar olması ameliyata sebep veren koşullardır.

 

Peki, bel ağrısının tedavi ilkeleri nelerdir?

Tedavide öncelikle ağrı ve diğer şikâyetlerin nereden kaynaklandığını net bir şekilde bilmek gerekir. Eğer fıtıktan kaynaklanmıyorsa öncelikli olarak bu sorunlara yol açan nedenleri tedavi etmek önceliklidir. Ancak kişinin bu ağrıları kendi başına değerlendirerek bel fıtığına yakalandığını düşünerek bir takım yanlış tutum ve davranışlar içerisine girmemesi gerekiyor. Dolayısıyla konunun uzmanı bir doktor tarafından tıbbi değerlendirme yapılarak, doğru tanı ve etkili tedavi planlanmalıdır.

Hastaların dikkat etmesi gereken hususlar neler olabilir?

1.       Kilo kontrolü: Bel fıtığına yakalanmamak için öncelikle kilo almamak gerekir. Çünkü aşırı kilo, bel omurlarına basıncı artırarak bel fıtığı riskini büyük ölçüde yükseltiyor.

2.       Hareketsiz yaşam: Düzenli egzersiz yapanlarda, özellikle bel ve karın kasları gelişmiş kişilerde bel fıtığı hastalığına daha az rastlanmaktadır. Çünkü vücudumuzun yükünü sadece omurga taşımaz. Karın kasları ile tüm sırt ve belde omurga boyunca uzanan kasların fonksiyonu da büyük önem taşır.

3.       Omurga mekaniğine uygun hareket etmek: Yerden bir yük kaldırılırken mutlaka dizler kırılarak, çökmeli yük öyle kaldırılmalıdır.

4.      İstirahat: Özellikle akut ağrılı durumlarda. Disk içi basıncı ve omur çevresindeki yumuşak dokularda yüklenmeyi azaltarak yakınmaların iyileşmesinde yardımcı olabilir. Ancak uzun süreli yatak istirahatinin zararlı etkilerinin olabileceğini gösteren çalışmalar vardır.

5.      Ergonomi: Yatak ne omurgayı zorlayacak kadar sert ne de aşağı çökecek kadar yumuşak olmalıdır. Hasta sırt üstü, sağ yan ve sol yan pozisyonunda yatabilir. Sırt üstü yatıyorken, dizler yarı kıvrık ve diz altında iki yastık bulunacak şekilde, yan yatıyor iken, yine dizler kıvrık, yastık iki dizin arasında olacak şekilde pozisyon ayarlanmalıdır.

6.       İlaç tedavisi: Bel ağrısında ilaç tedavisinin amacı, şikayetleri iyileştirerek hareketi sağlamak, aktif yaşam ve işe dönmeyi kolaylaştırmaktır. Bu amaçla ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar kullanılmaktadır.

7.       Soğuk-sıcak uygulamaları, masaj, traksiyon, TENS, elektroterapi, ultrason, korse ve çeşitli destekler sıklıkla kullanılmaktadır.

8.       Egzersiz programı: Bel ağrıları ve bel fıtığının tekrarlamasının önlenmesinde ve tedavi etkinliğinin devamını sağlamada kişiye özel egzersiz programı önem arzetmektedir. Koruyucu amaçlı olarak ise gündelik yaşamda uyku, oturma, ayakta durma, uzanma, eğilme, yük kaldırma ve taşıma pozisyonlarında mutlaka uygun postüre dikkat edilmelidir.

9.       Osteopatik manuel terapi: Omurga mekaniğini düzeltmek, eklem aralığını artırmak, gerilmiş kas ve bağları esnetmek, postür bozukluğunu düzelterek vücut aralığının dengeli dağılımını sağlamak ve böylece ağrıların azalmasına neden olan ellerle konunun uzmanı hekim tarafından yapılan harika bir tamamlayıcı tıp yöntemidir.

10.   Diğer uygulanan Tamamlayıcı Tıp yöntemler arasında akupunktur, ozon terapi, proloterapi enjeksiyon yöntemleri bel ağrılarının tedavilerinde kullanılmaktadır.

 

 

Sağlıklı kalın, şifanız daimi olsun

Prof. Dr. Taner AYDIN

Spor Hekimliği Uzmanı